Kodlayan PM Günlüğü (Bölüm 2): Bir Proje Yöneticisinin Play Store ile İmtihanı

Resim
 MVP’den store sürecine giden bir uygulamanın ilk haftasında, bir proje yöneticisi olarak kağıt üzerindeki planların gerçek dünya bariyerlerine nasıl çarptığını bizzat deneyimledim. Son 2 aydır APK formatında yakın çevremin desteğiyle test ettiğim Finans Asistanım uygulaması için 23 Şubat itibarıyla Google Play Store’un 14 günlük zorunlu kapalı test sürecine başladık. Bu süreç, sadece 25 dolarlık bir giriş ücreti ödemekten ibaret değil; kimlik doğrulamadan yasal prosedürlere, reklam modeli seçiminden uygulama kimliği formlarına kadar devasa bir dokümantasyon yükünü yönetmeyi gerektiriyor. Bir PM olarak bu süreci yönetirken en stratejik hamlem, Google'ın zorunlu tuttuğu 12 kişilik test ekibini 32 kişiye çıkarmak oldu; nitekim listenin yarısının iOS kullanıcısı çıkmasıyla "ihtiyatlı kaynak yönetimi" kasımın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha anladım. Test sürecinin resmiyete dökülmesi için 12. kişinin login olması gerekiyordu ve bu noktada imdadıma, her zaman en büyük d...

Flutter Günlüğü: 16 Yıllık Web Kaslarını Mobil İçin Esnetmek (Bölüm 1)

 Proje yönetimi dünyasında "teknik olmak" üzerine çok konuşulur. Ancak teknik doküman okumakla, o dokümanın içindeki mantığı bir IDE üzerinde hayata geçirmek arasında devasa bir uçurum var. Bir süredir üzerinde çalıştığım Finans Asistanım uygulaması, bana bu uçurumu nasıl köprüleyeceğimi öğretiyor.

Bu yazı serisinde, bir proje yöneticisi perspektifiyle; 2009'un statik web dünyasından Flutter'ın dinamik mobil dünyasına geçişi, karşılaştığım teknik bariyerleri ve bir PM olarak kod yazmanın ürün yönetim bakışıma kattıklarını paylaşacağım.



Neden Flutter? PM Gözüyle Cross-Platform Kararı

Proje yönetiminde kaynak ve zaman yönetimi her şeydir. Finans Asistanım'ı geliştirirken önümde iki yol vardı: Native dillerle boğuşmak mı, yoksa cross-platform bir çözümle tek kod bazından ilerlemek mi?

Geçmişteki PHP ve HTML deneyimlerimden gelen "hızlı çıktı alma" alışkanlığım beni Flutter'a yöneltti. Dart dilinin modern yapısı ve Flutter'ın widget mimarisi, bir PM için "görsel hiyerarşiyi" koda dökmeyi inanılmaz kolaylaştırıyor. Üstelik tek bir kod yapısıyla hem Android hem de iOS mağazalarına göz kırpmak, projenin "market fitness" süresini (time-to-market) ciddi oranda kısaltıyor.

MIS Teorisi vs. Uygulama Pratiği

Halen devam eden Yönetim Bilişim Sistemleri (MIS) eğitimim süresince şunu fark ettim: Teknik dokümantasyon, eğer elinizde canlı bir proje yoksa sadece "sıkıcı birer metin" yığınına dönüşebiliyor. Ancak kendi uygulamanızı ayağa kaldırmaya çalıştığınızda, o teorik bilgiler birer kurtarıcıya dönüşüyor.

VS Code'u ilk açtığımda karşılaştığım o karmaşa, yerini zamanla Android Studio emülatöründe çalışan ilk butona bıraktığında; bilginin pratiğe dönüşme gücünü bir kez daha anladım.

Üretim Araçlarım ve Mentorlarım

Bu süreçte sadece kod yazmıyorum; aynı zamanda modern bir geliştirme ortamını (tech stack) yönetiyorum:

  • VS Code & Android Studio: Geliştirme ve test merkezim.

  • Firebase: Uygulamanın altyapısal kası.

  • Gemini & ChatGPT: Takıldığım her algoritmada yanımda olan "Pair Programmer" ekibim.

Bu Seri Ne Anlatacak?

Bu blog serisinde sadece "kod paylaşımları" görmeyeceksiniz. Bir uygulamanın;

  • Yazılma ve derlenme süreçlerini,

  • Yazılımcı gözüyle (unit test tadında) test edilmesini,

  • Firebase gibi altyapısal entegrasyonların yönetimini,

  • Ve en önemlisi, bir PM'in store (mağaza) süreçlerindeki stratejik kararlarını konuşacağız.

Ben hala öğrenen biriyim ve bu yolculuktaki her kilometre taşını, hatalarımla ve öğrendiklerimle buraya not düşeceğim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ChatGPT ile Sadece Sohbet mi Ediyoruz? Asıl Devrimi Kaçırıyor Olabilir miyiz?

Merhaba Dünya: Bir Proje Yöneticisi Neden Kodun İçine Girer?

Yerel LLM Dünyasına Giriş: Ollama ve CrewAI ile Kendi Ajan Ekibimi Kurdum