Kodlayan PM Günlüğü (Bölüm 2): Bir Proje Yöneticisinin Play Store ile İmtihanı

Resim
 MVP’den store sürecine giden bir uygulamanın ilk haftasında, bir proje yöneticisi olarak kağıt üzerindeki planların gerçek dünya bariyerlerine nasıl çarptığını bizzat deneyimledim. Son 2 aydır APK formatında yakın çevremin desteğiyle test ettiğim Finans Asistanım uygulaması için 23 Şubat itibarıyla Google Play Store’un 14 günlük zorunlu kapalı test sürecine başladık. Bu süreç, sadece 25 dolarlık bir giriş ücreti ödemekten ibaret değil; kimlik doğrulamadan yasal prosedürlere, reklam modeli seçiminden uygulama kimliği formlarına kadar devasa bir dokümantasyon yükünü yönetmeyi gerektiriyor. Bir PM olarak bu süreci yönetirken en stratejik hamlem, Google'ın zorunlu tuttuğu 12 kişilik test ekibini 32 kişiye çıkarmak oldu; nitekim listenin yarısının iOS kullanıcısı çıkmasıyla "ihtiyatlı kaynak yönetimi" kasımın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha anladım. Test sürecinin resmiyete dökülmesi için 12. kişinin login olması gerekiyordu ve bu noktada imdadıma, her zaman en büyük d...

ChatGPT ile Sadece Sohbet mi Ediyoruz? Asıl Devrimi Kaçırıyor Olabilir miyiz?

 Son bir iki yıldır hepimiz bir şekilde yapay zekayla tanıştık. Kimimiz e-posta yazdırdı, kimimiz yemek tarifi sordu. Ama dürüst olalım; çoğumuz onu hala sadece "çok akıllı bir arama motoru" gibi kullanıyoruz. Oysa mutfakta, çoğunluğun henüz radarında olmayan ama oyunun kurallarını kökten değiştirecek iki büyük dalga var: AI Agentlar (Ajanlar) ve Yerel Modeller (Local LLMs).

Yıllardır hem bankacılıkta süreç yöneten hem de boş zamanlarında kod yazan biri olarak beni asıl heyecanlandıran şey bu "ajan" meselesi. Eskiden yapay zekaya "Bana bir SQL sorgusu yaz" diyorduk, o da yazıyordu. Şimdi ise olay şuna evrildi: "Git veri tabanındaki şu sorunu bul, analiz et, raporla ve ilgili ekibe Slack'ten mesaj at." Yani artık sadece soru sormuyoruz, iş delege ediyoruz. Bu, Proje Yöneticileri veya Ürün Yöneticileri için artık sadece bir asistan değil, dijital bir departman kurmak demek.



Peki ya gizlilik? "Verilerim buluta gitmesin, şirket sırrım içeride kalsın" diyen dostlarım için de müthiş bir gelişme var: Yerel Modeller. Eskiden devasa sunucular gerektiren o modelleri, artık kendi laptoplarımızda (evet, o masanızdaki modern makinede!) internete bağlı bile olmadan çalıştırabiliyoruz. Llama veya Mistral gibi modelleri kendi cihazınıza kurup, kendi gizli dokümanlarınızı analiz ettirmek artık hayal değil.

Ben bu aralar vaktimi, Scrum süreçlerini bu "ajanlar" yardımıyla nasıl daha pürüzsüz hale getiririm diye düşünerek geçiriyorum. Mesela, bir retrospektif toplantısındaki konuşmaları analiz edip, bir sonraki sprint için otomatik aksiyon maddeleri çıkaran bir ajan kurgulamak, işin sadece "yönetim" kısmını değil, "verimlilik" kısmını da başka bir boyuta taşıyor.

Yapay zekayı sadece bir "sohbet arkadaşı" olarak görmeyi bırakıp, onu iş akışımızın içine bir "çalışan" gibi yerleştirmeye başladığımızda asıl dönüşüm başlayacak. Henüz kimse buralarda tam anlamıyla uyanmamışken, bu araçları kurcalamaya başlamak sizi sadece bir PM değil, "geleceği inşa eden bir PM" yapar.

Siz bu ajan meselesine hiç girdiniz mi, yoksa hala sadece prompts ile mi ilerliyorsunuz? Belki de bu hafta sonu o çok merak ettiğiniz modeli kendi bilgisayarınıza kurmanın vaktidir?

Ufak Bir Not: Bu Yolda Beraberiz "Peki ben bu yerel modelleri veya ajanları nereden kurcalamaya başlamalıyım?" diye soranlar olacaktır. Ben de bu aralar Ollama ve CrewAI gibi araçları 'öğrenilecekler' listemin en başına koydum. Henüz her özelliklerine hakim değilim ama kurulumlarını yapıp ilk denemelerimi gerçekleştirmeye başladım bile. Bir sonraki yazıda, bu keşif sürecinde nelerle karşılaştığımı, nerede takıldığımı ve nasıl çözdüğümü adım adım paylaşacağım. Yani beraber öğrenip, beraber kodlayacağız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Merhaba Dünya: Bir Proje Yöneticisi Neden Kodun İçine Girer?

Yerel LLM Dünyasına Giriş: Ollama ve CrewAI ile Kendi Ajan Ekibimi Kurdum