Kodlayan PM Günlüğü (Bölüm 2): Bir Proje Yöneticisinin Play Store ile İmtihanı
20 Yaşın Verdiği O "Freelancer" Özgüveni Sene 2007 civarı... Üniversite 2. sınıftayım. O zamanlar internetin kralları HTML, CSS ve tabii ki o meşhur, cafcaflı Flash siteler.
Henüz 20 yaşındayken, bazen sabahlayıp tasarladığım web sitelerini satarak ilk paramı kazanıyordum. "Frontpage" ve "Dreamweaver"ın en iyi dostum olduğu, "ActionScript" yazdığımda kendimi dünyanın hakimi sandığım yıllardı.
Sonra hayat araya girdi. Kravatlar takıldı, bankacılık kariyeri başladı, "kod yazan eller" yerini "el sıkışan ellere" ve imza atan kalemlere bıraktı. Satış yöneticiliği, toplantılar, hedefler derken o siyah ekran (terminal) yavaşça kapandı.
Neden Geri Döndüm? Yıllar sonra, bugün masanın "Yönetim" tarafında, büyük ölçekli projeleri yöneten bir Proje Yöneticisi (PM) olarak oturuyorum. Ancak bir şeyi fark ettim: Sektör değişse de, teknolojinin dili değişmiyor; sadece lehçesi değişiyor.
Flash öldü, yerini HTML5 ve Flutter aldı. Manuel veriler gitti, yerini Python ve Big Data aldı.
Ekibimdeki yazılımcının yaşadığı zorluğu sadece "Excel'deki bir satır" olarak görmemek için, o eski kaslarımı tekrar çalıştırmaya karar verdim.
Bisiklete Binmek Gibi mi? Pek sayılmaz. 20 yaşındaki o zehir gibi hafıza ile 30'larının ortasındaki dolu bir zihin aynı hızda öğrenmiyor. Ama bu sefer farklı bir avantajım var: Vizyon.
Eskiden sadece "kod çalışsın" diye bakardım. Şimdi ise;
"Bu kodun bakımı ne kadar sürer?" (Technical Debt),
"Bu mimari banka altyapısına uygun mu?",
"Yapay zeka ile bu işi otomatize edebilir miyiz?" gözüyle bakıyorum.
Bu blog, 20 yaşında site tasarlayıp satan o gencin, yıllar sonra beyaz yakalı bir yönetici olarak tekrar klavyenin başına geçme hikayesidir.
Burada, geçmişin "alaylı" ruhuyla bugünün "profesyonel" disiplinini birleştiriyoruz. Amacım yazılımcı olmak değil; yazılımın dilinden anlayan, ekibiyle doğru empatiyi kuran ve teknolojiyi (Kripto, AI, Web) bir hobi değil, bir yetkinlik olarak kullanan bir yönetici olmak.
Tekrar hoş geldin "Hello World". Arayı çok açtık, konuşacak çok şeyimiz var.
Yorumlar
Yorum Gönder