Kodlayan PM Günlüğü (Bölüm 2): Bir Proje Yöneticisinin Play Store ile İmtihanı

Resim
 MVP’den store sürecine giden bir uygulamanın ilk haftasında, bir proje yöneticisi olarak kağıt üzerindeki planların gerçek dünya bariyerlerine nasıl çarptığını bizzat deneyimledim. Son 2 aydır APK formatında yakın çevremin desteğiyle test ettiğim Finans Asistanım uygulaması için 23 Şubat itibarıyla Google Play Store’un 14 günlük zorunlu kapalı test sürecine başladık. Bu süreç, sadece 25 dolarlık bir giriş ücreti ödemekten ibaret değil; kimlik doğrulamadan yasal prosedürlere, reklam modeli seçiminden uygulama kimliği formlarına kadar devasa bir dokümantasyon yükünü yönetmeyi gerektiriyor. Bir PM olarak bu süreci yönetirken en stratejik hamlem, Google'ın zorunlu tuttuğu 12 kişilik test ekibini 32 kişiye çıkarmak oldu; nitekim listenin yarısının iOS kullanıcısı çıkmasıyla "ihtiyatlı kaynak yönetimi" kasımın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha anladım. Test sürecinin resmiyete dökülmesi için 12. kişinin login olması gerekiyordu ve bu noktada imdadıma, her zaman en büyük d...

Flash Animasyonlardan Yapay Zekaya: Bir PM'in Kodla İkinci Baharı

 20 Yaşın Verdiği O "Freelancer" Özgüveni Sene 2007 civarı... Üniversite 2. sınıftayım. O zamanlar internetin kralları HTML, CSS ve tabii ki o meşhur, cafcaflı Flash siteler.

Henüz 20 yaşındayken, bazen sabahlayıp tasarladığım web sitelerini satarak ilk paramı kazanıyordum. "Frontpage" ve "Dreamweaver"ın en iyi dostum olduğu, "ActionScript" yazdığımda kendimi dünyanın hakimi sandığım yıllardı.

Sonra hayat araya girdi. Kravatlar takıldı, bankacılık kariyeri başladı, "kod yazan eller" yerini "el sıkışan ellere" ve imza atan kalemlere bıraktı. Satış yöneticiliği, toplantılar, hedefler derken o siyah ekran (terminal) yavaşça kapandı.


görsel için teşekkürler nano banana :)

Neden Geri Döndüm? Yıllar sonra, bugün masanın "Yönetim" tarafında, büyük ölçekli projeleri yöneten bir Proje Yöneticisi (PM) olarak oturuyorum. Ancak bir şeyi fark ettim: Sektör değişse de, teknolojinin dili değişmiyor; sadece lehçesi değişiyor.

Flash öldü, yerini HTML5 ve Flutter aldı. Manuel veriler gitti, yerini Python ve Big Data aldı.

Ekibimdeki yazılımcının yaşadığı zorluğu sadece "Excel'deki bir satır" olarak görmemek için, o eski kaslarımı tekrar çalıştırmaya karar verdim.

Bisiklete Binmek Gibi mi? Pek sayılmaz. 20 yaşındaki o zehir gibi hafıza ile 30'larının ortasındaki dolu bir zihin aynı hızda öğrenmiyor. Ama bu sefer farklı bir avantajım var: Vizyon.

Eskiden sadece "kod çalışsın" diye bakardım. Şimdi ise;

  • "Bu kodun bakımı ne kadar sürer?" (Technical Debt),

  • "Bu mimari banka altyapısına uygun mu?",

  • "Yapay zeka ile bu işi otomatize edebilir miyiz?" gözüyle bakıyorum.

Bu blog, 20 yaşında site tasarlayıp satan o gencin, yıllar sonra beyaz yakalı bir yönetici olarak tekrar klavyenin başına geçme hikayesidir.

Burada, geçmişin "alaylı" ruhuyla bugünün "profesyonel" disiplinini birleştiriyoruz. Amacım yazılımcı olmak değil; yazılımın dilinden anlayan, ekibiyle doğru empatiyi kuran ve teknolojiyi (Kripto, AI, Web) bir hobi değil, bir yetkinlik olarak kullanan bir yönetici olmak.

Tekrar hoş geldin "Hello World". Arayı çok açtık, konuşacak çok şeyimiz var.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ChatGPT ile Sadece Sohbet mi Ediyoruz? Asıl Devrimi Kaçırıyor Olabilir miyiz?

Merhaba Dünya: Bir Proje Yöneticisi Neden Kodun İçine Girer?

Yerel LLM Dünyasına Giriş: Ollama ve CrewAI ile Kendi Ajan Ekibimi Kurdum